Il Medio Oriente che non ci sta. Resoconto dalla conferenza di Milano
MILANO – Si è svolta con successo e un’ottima cornice di pubblico la conferenza dal titolo “Il Medio Oriente che non ci sta. L’antimperialismo tra Siria, Turchia, Libano e Iran”, organizzata dal nostro movimento politico Stato e Potenza in collaborazione con il movimento politico turco Türkiye Gençlik Birliği, strutturato in tutta Europa attraverso l’intenso impegno dei suoi giovani militanti. La preziosa sede milanese ha avuto il piacere di ospitare proprio il responsabile europeo, nonché presidente della sezione tedesca del TGB, Beyhan Yildirim, intervenuto assieme al collega e compagno Aytekin Kaan Kurtul, rappresentante per l’Italia, che ha aperto la sessione degli interventi per poi svolgere un fondamentale ruolo di interprete e consentire ai presenti di comprendere il discorso del suo dirigente. Hanno preso la parola anche il nostro Stefano Bonilauri, che ha coordinato ritmi e modalità nella successione dei relatori, il giornalista libanese Alì Mansour, coautore del libro “Nel Cuore di Hezbollah” (Anteo Edizioni, 2012), il nostro redattore di origini iraniane Alì Reza Jalali, Alessandro Iacobellis, esperto di Vicino e Medio Oriente e l’inossidabile amico e compagno Ouday Ramadan, portavoce della Comunità Siriana in Italia.
Un ricordo particolare dei presenti è andato al presidente venezuelano Hugo Chavez, recentemente scomparso, al quale i due movimenti organizzatori hanno dedicato un discorso commemorativo.
Un ringraziamento particolare va al movimento Türkiye Gençlik Birliği, ai militanti e alle militanti che hanno permesso lo svolgimento di questo evento unico in Italia, capace di portare a confrontarsi civilmente sullo stesso tavolo rappresentanti delle tre più importanti espressioni tradizionali della civiltà islamica. Uomini e donne di origini arabe, di origini turche e di origini persiane/iraniane hanno così trovato un punto di incontro, dimostrando come i popoli, se vogliono, sono capaci di rifiutare quello scontro di civiltà che i governi occidentali vorrebbero riproporre costantemente.
Il Medio Oriente che non ci sta. Resoconto dalla conferenza di Milano - Stato & Potenza
İtalyan sosyalist dergisi Stato e Potenza ve TGB'den ortak konferans
Pazartesi, 11 Mart 2013 21:28
italyamanGeçtiğimiz cumartesi günü, Milano Belediyesi'nin konferans salonu Sala Consiliare'de, organizasyonu Türkiye Gençlik Birliği ve İtalyan sosyalist dergi Stato e Potenza tarafından yapılan "Varolmadığı Düşünülen Orta Doğu - Suriye, Türkiye, İran ve Lübnan'da Anti-Emperyalizm" başlıklı bir konferans gerçekleştirildi
Konferansa katılanlar arasında TGB Almanya başkanı ve TGB Avrupa yöneticilerinden Beyhan Yıldırım, İtalya'da yaşayan İşçi Partisi üyesi Aytekin Kaan Kurtul, Stato e Potenza genel editörü Prof. Stefano Bonilauri, Lübnanlı yazar Ali Mansur, Orta Doğu uzmanı Alessandro Iacobellis, İran Radyo Televizyon Kurumu'nun İtalya servisinden yazar ve doktora öğrencisi Ali Rıza Celali ve İtalya'daki Suriye topluluğunu temsilen sosyalist yazar ve eski siyasetçi Uday Ramazan vardı.
Stato e Potenza dergisinin genel editörü Prof. Stefano Bonilauri moderatörlüğünde gerçekleşen konferansta ilk sözü İtalya'da yaşayan İşçi Partisi üyesi Aytekin Kaan Kurtul aldı. Konuşmasına Bolivarcı Devrim'in önderi ve Bolivarcı Venezüela Cumhuriyeti'nin unutulmaz devlet başkanı Hugo Chavez Frias'ı anarak başlayan Kurtul, Atatürkçülerin Venezüela halkının eşit ve sömürüsüz bir dünya kurmak için ortaya koyduğu mücadeleyi her zaman destekleyeceğini ifade etti.
Konuşmasının devamında Atatürkçülüğün ideolojik köklerinden ve Atatürk Devrimi'nin tarihsel çerçevesinden bahseden Kurtul, Türkiye Cumhuriyeti'nin ezilen Türkiye halkının müthiş özverisiyle, tüm ezilen dünyanın ve dönemin tek sosyalist devleti olan Sovyetler Birliği'nin desteğini alarak kurulduğunu ve kuruluş döneminde, bugün Atlantik Cephesi olarak anılan emperyalist güçlerin öncüllerine karşı onurlu bir duruş sergilediğini ifade etti. Kurtul ayrıca, Balkan Paktı ve Sadabad Paktı'ndan bahsederek Atatürk döneminin dış politikasının "komşularla barış, sömürüye karşı savaş" ilkesi üzerine yürütüldüğüne işaret etti.
Beyhan Yıldırım'ın konuşması ise konferansın en ilgi çeken kısmıydı. Moderatör Stefano Bonilauri'nin sorularını Aytekin Kaan Kurtul'un tercümanlığı aracılığıyla yanıtlayan Beyhan Yıldırım, kapitalizmin içinde bulunduğu krizin, sermaye çevresi ülkelerinin tek kutuplu dünyayı yıkmasıyla ve Batı'daki sermaye fazlasının artık üretime etki etmemesiyle ilişkilendirdi. Yıldırım, TGB'nin Suriye'nin meşru hükümeti lehine düzenlediği eylemlerle ilgili olarak, Atatürkçülerin Suriye halkının yanında olduğunu ve Türk halkının kesinlikle Suriye ile savaşmak istemediğini ifade etti. Yıldırım, PKK ile ilgili soruya ise; PKK'nın MİT'in içerisindeki CIA-MOSSAD yanlısı kanat tarafından 1970'li yıllarda kurulduğunu, 80'lerde Suriye'ye sığındığı dönem dışında her zaman emperyalizmin maşası olduğunu ve Büyük Ortadoğu Projesi'nde bölge devletlerinin aleyhine genişleyen bir "İkinci İsrail"in kurulması için önayak olduğunu ifade etti. Bu söylem, sol kesimin genelde PKK'ya sempati duyduğu İtalya'da PKK hakkındaki gerçeklerin ilk kez ifade edilmesi anlamına geliyordu; ki salondaki dinleyenlerin şaşkınlığı da, bu bağlamda, son derece doğal ve anlamlıydı.
Konuşmasının devamında Yıldırım, Erdoğan-Gül ikilisinin daha 1996 yılında Rand Corporation tarafından geleceğin iktidar odakları olarak gösterildiğini ve ikilinin Amerika'nın "Üç İsrail Projesi" ve "Büyük Ortadoğu Projesi"nde önemli rol oynadığını belirtti. Yıldırım'ın konuşmasının sonuna doğru Erdoğan hükümetinin yıkılacağını ve Orta Doğu halklarının büyük bir birliğin çatısı altında buluşacağını söylemesi, bütün salonun alkışını topladı.
Diğer konuşmacılardan İranlı Ali Rıza Celali ise samimi Müslümanlarla toplumcuların hedefinin bir olduğundan, her iki düşüncenin de sömürüye karşı ezilenlerin birliğini savunduğundan ve bundan dolayı samimi Müslümanlarla toplumcuların ittifakının sadece taktiksel değil, aynı zamanda fikirsel olduğundan bahsetti.
Konferansta en son söz alan konuşmacı ise İtalya'daki Suriye topluluğunu temsil eden sosyalist yazar Uday Ramazan'dı. Ramazan, konuşmasına "Türk kardeşlerimin Erdoğan hükümeti gibi düşünmediğinden adım gibi eminim. TGB'nin Suriye halkı için düzenlediği eylemleri yakından takip ediyoruz. Ben ülkelerimiz arasındaki soğuk savaş döneminde bile Türkiye'de kardeşçe karşılandım, o gün bugündür Türk halkını hep kardeş halk olarak görüyorum." diyerek başladı. Konuşmasının devamında Erdoğan hükümetinin Arap dünyasını kandırarak İsrail'le yaptığı işbirliğini sakladığını söyleyen Ramazan, Türk halkının bu planların bir parçası olmayacağını; zira kardeşler arasına hiçbir gücün giremeyeceğini söyledi. Ramazan, konuşmasının sonunda "zafer yakındır, Feyruz'un türküleri yeniden söyleniyor" dedi.
Konferansın sonunda konuşmacılar, TGB üyeleri ve Stato e Potenza yazarlarıyla Hugo Chavez'in anısına Venezüela bayrağı ile fotoğraf çektirdiler.
TGB | Türkiye Gençlik Birli?i - ?talyan sosyalist dergisi Stato e Potenza ve TGB'den ortak konferans
I VIDEO





Rispondi Citando
